21 Mayıs 2017 Pazar

Yıllardır hayalini kurduğum bir düş bu.. Arkadaşlarla buluştuğumuz sofralarda anlatmaktan yorulmadığım- dinlerken bıktılarsa da hiç belli etmedikleri 😁-çay/kahve muhabbetlerimizin vazgeçilmez konusu..İdi.. Dostlar Ankara'dan gittiğinden beri kimseye anlatmadığım, içimde büyüttüğüm bir hayal.. İçimdekini buraya aktarmak istedim.. Belki de, bloga yolu düşen güzel yürekli bir insanın gönlünden geçen bir dua değer hayalime.. 
Tatlı, şirin bir kitap kafe açmak istiyorum.. 😊 Kitabevi ve kafe kısmı cam bir bölmeyle ayrılacak.. Kitapları inceleyenler, okuyanlar kafeden gelen seslerden rahatsız olmasınlar diye böyle birşey düşündüm.. Kitabevi kısmında da bölümlerin arasına dağıtılmış şekilde koltuklar ve sandalyeler olacak.(Berlin'de gördüğüm bir kitapçıdan ilham alacağım bu hususta.) 
Çok satanlar değil, iyi kitaplar yer alacak raflarda.. Şiir bölümünü oldukça geniş tutmak istiyorum.. Bir kitapçının iyi olup olmadığı şiir bölümünden anlaşılır bana göre.. Türk Edebiyatı ve ülkelere, bölgelere göre ayrılmış olan Dünya Edebiyatı kısımları olacak elbette.. Bilim, sanat, sosyoloji, felsefe, tarih, mitoloji, dilbilim için de raflar ayrılacak. 
Gönlümde özel bir yere sahip olduğu için, seyahat ve gezi kültürü üstüne geniş bir bölüm ayırmak istiyorum. Yol hikayeleri, rehberler ve haritalarla dolu olacak  😊
Ve tabii ki dergiler.. Ülkede basılan tüm edebiyat dergilerine ve ulaşabildiğimiz tüm fanzinlere yer vermek istiyorum. Onlar dışında Magma olmazsa olmazımız.. O zamana kadar mizah dergilerimiz ve bilim dergisi kalırsa, tabii ki onlar da yer alacak.. Aslında, kadınları obje gibi gösteren kadın ve erkek dergileri dışında pek çok farklı alanda yayının bulunmasını istiyorum..
Ve geldik en güzel bölüme 😊 Kitabevinin bir köşesi kütüphane gibi hizmet verecek, özellikle öğrencilerin faydalanması için.. Burada sadece kitaplar değil dergiler de yer alacak.. Kitaplar, dergiler 1-2 haftalığına ödünç verilecek.. Askıda bölümü de kitapçının müdavimi okurlara emanet olacak.. Dileyen hediye etmek istediği kitabı/dergiyi/defteri askıya bırakabilecek..
Arşivimde bulunan 300 kadar albüm sayesinde her daim güzel müzik duyulacak iki alanda da 😊
Geldik kafe bölümüne 😊 Camdan bir tavanının olması ve gökyüzünün görülmesi önemli.. Yağmur yağmadığı zaman camlar da açılacak tabii ki.. Isıtma için kuzine kullanılacak. Menüde ismi anlaşılmayan yemekler olmayacak, aslında menü de olmayacak.. Her gün, geceden hazırlanıp sabah pişirilen kekimiz ve böreğimiz olacak, iki en fazla üç çeşit.. Onları da evde kendim hazırlamayı düşünüyorum 😊 (her kafede bulunan, birbirinin aynı, tatsız, fabrikasyon yiyeceklerden hiç hoşlanmıyorum. ) Yazları kahvaltı da hazırlarız. Pişi yaparız.. Çökeleği domates, biber ve zeytinyağıyla harmanlarız, alın size dünyanın en güzel yemeği 😊 Çayımız, kahvemiz, minik konuklarımız için sütümüz, hastalanmış misafirlerimiz için de bitki çaylarımız eksik olmayacak 😉
(Kitabevine, kafeye gelen okurların, misafirlerin Masalcı ablası olmak istiyorum 😊 Beni iyi tanıyanlar anaç tarafımın ne kadar fazla olduğunu, hayatımın önemli bir kısmının ise yapayalnız geçtiğini bilirler.. Sanırım bu mekandaki temel amacım;  insan kazanmak, yol arkadaşları edinmek, çok sevip, bağrıma basmak..)
Samimi bir mekan olması, muhabbetin eksik olmaması, müdavimler arasında dostluk kurulması en büyük dileğim.. Çıldırmış, öfkeli, nefret kusan dünyadan sıyrılmış, huzurun bulunabileceği kurtarılmış bölge gibi olması arzum.. Mesela dostlar gelsin, derdini anlatsın çözüm bulmaya çalışalım.. Mutluluğunu paylaşsın, sevincine ortak olalım.. Ne bileyim işte genç bir arkadaşım gelsin 'Abla, aşık oldum, canım yanıyor' desin, sabaha kadar beraber oturalım.. Dostların doğumgünlerini birlikte kutlayalım.. 
Geldik bu mekanın nerede olacağına.. Memleketimde, canım Egem'de açabilmeyi yürekten diliyorum.. İzmir'de Yakın ve Yerdeniz gibi muhteşem kitapçılar var, ihtiyacı yok.. Muhtemelen Aydın'da açarım.. Merkezde mi olur yoksa anneannemle dedemin ilçelerinde mi olur bilemiyorum.. Sanırım hayatın akışı en uygun yeri bana gösterecektir... 
Yazıyı okuyacak olan herkesin yüreğine sağlık 🙏😊

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Hayaller..

Çocukken ya da ergenken zaman çok yavaş akıyor, hatta hiç geçmiyor gibi gelirdi ya.. Önümüzde yıllar ve her şeye yetecek zaman var sanıyorduk.. Tüm hayallerimizi gerçekleştirecek, hepsine yetişecektik.. Hiçbir treni kaçırmayacaktık, gidenlerin ardından istasyonda bi başımıza bekleyen olmayacaktık.. Ne hayallerimiz vardı, ne hayaller.. Mesela ben gazetecilik ya da edebiyat okuyacaktım, sonra da Atlas'da çalışacaktım..😄😄 Peşimi bırakmayan müzik tutkuma da kapılacaktım; şarkı da söyleyecektim, sahneye de çıkacaktım..(star olmak değil, sadece sahnede olmak ve şarkı söyleyebilmekti istediğim..) Sonra.. Bir sürü dil öğrenecektim.. İspanyolca'yı şakır şakır konuşup, Neruda'nın şiirlerini İspanyolca söyleyecektim bağıra bağıra, gideceğim Güney Amerika seyahatinde.. 😃 Rusça öğrenip, Dostoyevski'yi kendi dilinde okuyacaktım.. Soğuk bir kış günü, buharlı bir trene atlayıp, karların içinden geçip Sibirya'ya gidecektim.. 12 yaşındayken izlediğim bir belgeselde aşık olduğum İsviçre dağ göllerini, gidip yerinde görecektim.. 13 yaşında haberdar olduğum Interrail denilen şey de planıma ne uygundu.. Avrupa'nın yarısını 35 günde, hem de tek başıma gezecektim.. (Bu planlar içinden en çok yaklaştığım interrail oldu.. Plan program tamamdı.. Kalacağım hostellerden, bineceğim trenlere kadar her şeyi ayarlamıştım.. Resmen Deutsche Bahn'ın sitesini yutmuştum.. Sonra ne oldu? Yola çıkmadan kısa süre önce, dur dediler, gidemezsin.. Ameliyata alındım apar topar..) (atlamayayım.. İspanyolca öğrenmişliğim de var, en azından en sevdiğim şiiri okuyabiliyorum..) 

Sonra.. Sonra?. Bir fakülteye tıkılıp kaldım.. Gri binaya karıştım yavaş yavaş.. Çürük merdivenlerinde gidip geldim,loş koridorlar arasında yol aldığımı sandım.. Hava karardıkça gittikçe koyulaşan gri bina, geceleri Hayalyutan'a dönüşüyordu.. Hayalyutan.. Geleni gideni olmayan bir istasyon.. Trenlerin durmadığı, insanların görmediği izbe, soğuk bir yer.. Sadece tek bir ses duyuluyor orada; gözünüzü karanlığa iyice alıştırıp, gönlünüzü açarak duyabileceğiniz bir ses.. Küçük bir kız ağıt yakıyor her gece.. Artık duyabilir misiniz onu?.

Bence mutluluk..

Bir halkaya kondurulmuş parlak, koca bir taşla gelme bana.. Yanlış anlama.. Yüzükleri severim, ama tek taş denilenleri ya da bilmem kaç öğün yemek parası edenleri değil.. Bir pasajdan ya da yol üstünde bir tezgahtan alabiliriz.. Benim için kıymetli olan anılar ve bir anısı olsun yeter..

Düğün dernek eğlenceleri ilgimi çekmez, kalabalıktan hoşlanmam bilirsin.. Ne gerek var ki koca bir salon kiralayıp, tanımadığımız insanlarla doldurmaya ve bangır bangır müzik çalmaya?. Hem o gelinlik dedikleri kabarık, prenses zırhını giyip kuşanamam ben.. Muhtemelen sen de papyon, kravat vb şeyleri sevmiyorsundur, beni sevebildiğine göre... Diyorum ki, bir kutlama yapacaksak sahilde dostlarla olsun.. Birkaç masa ve zeytinyağlı yemekler, mezeler.. Süse püse gerek yok.. Bizim ekip sazıyla sözüyle destek verir.. Ben de tüm şarkıları senin için söylerim..

Evimiz çok büyük ve gösterişli olmasa.. Fazla eşyaya da gerek yok.. Çeyiz diye yanımda kitaplarımı ve dergilerimi getireceğim sadece.. Salon misafirler için ayrılmış özel alan değil de, yaşadığımız yer olsa.. Mesela tüm duvarlar kitaplıklarla kaplı olsa..

Düğün de kolay ev döşemek de.. Ya sonraki aylar/yıllar?
Toplumca kutlanan özel günleri pas geçsek olmaz mı?. Bana çiçek alma hediye olarak ve tabii mutfak robotu da.. Eşyalar değil de anlar biriktirelim ve yollar.. Mesela çiçek almak yerine çiçeklerle dolu bir bahçeye götürebilirsin beni.. Ya da gökyüzünü görebileceğimiz bir yere.. Çocukluğunun geçtiği, gençliğinin başladığı yerlere gidelim sonra.. O sokaklarda, yollarda ve insanlarda senin izlerini göreyim, seni daha çok tanıyıp, seveyim..
Yapmayı sevdiğimiz şeyleri bırakmayalım.. Dostlarımızdan uzaklaşmayalım.. Çift olmak, kendimizi terk etmek anlamına gelmesin bizim için..
Tatillerde sıkıcı, büyük ve çevre katili otellere gitmeyelim.. Beach club denilen baş ağrıtıcı mekanlara uğramayalım.. Trenlere atlayıp, görmediğimiz yerleri keşfe gideriz belki.. Ya da dağlara, yaylalara.. Nereye gidersek gidelim, yıldızları görebileceğimiz bir yer olsun.. Açık havada uyumayı sever misin? Bir dam buluruz kendimize.. Gecenin serinliğinde masal anlatır mısın bana?. Ya da susarız ve hiç konuşmayız.. Sadece yıldızlara bakarız.. Hem gerçek mutluluk, sessizliği de paylaşmak değil midir?.

14 Kasım 2016 Pazartesi

Sakladım-3

Kendimi bir şiirin içine sakladım..
Hatırlanmıyor ne şair ne dizeler..
Yine de bulur musun?
Ve okur musun nefesin tükeninceye kadar..
Özgür kalayım diye...

Sakladım-2

Kendimi bir şehre sakladım..
Tahminin var mı?.
Üç tren yolculuğu
ve bir tramvay uzakta.
Bilmem ki, atlar mısın ilk trene
bulmak için beni...

Sakladım..

Kendimi bir şarkının içine sakladım..
Bilmem ki, dinlesen anlar mısın...





Kendimi, küçük bir kitapçıda tozlu rafta unutulmuş bir masal kitabının içine sakladım..
Bilmem ki, bulmak için yola çıkar mısın...






Kendimi bir masalın içine sakladım..
Belki birgün bir çocuğa,
mesela kendi kızına/oğluna,
okuduğun kitapta karşılaşırız..
Belki hatırlarsın beni..
Kim bilir...






12 Kasım 2016 Cumartesi

Güz Okuma Şenliği

Şenlik yarılandı fakat ben ancak katılıyorum.. Olsun.. Zaten şenlikte en çok sevdiğim şey hazırlık süreci.. :) O yazarın kitabı, şu ödülün kazananı derken çok farklı şeyler öğreniyor insan.. Aşağıda şenlik için hazırladığım kitap listesini görebilirsiniz.. Sevgiler..

1. Kategori (10 puan): İsminde güz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların sonbaharda geçtiği bir kitap.
Güz Fırtınası/Rita Hunter/Yabancı Yayınları/584 sayfa
2. Kategori (10 puan): Hem blogger hem yazar olan yazarlardan bir kitap.
Kafesteki Kalp/Kezban Şahin Taysun/Potkal Kitap/224 sayfa
3. Kategori (10 puan): Kitaptaki karakterlerden en az birinin Cadı, Vampir, Zombi, Peri, Cin, Elf, Melek tür gruplarından herhangi birinin içinde olması.
Alacakaranlık/Stephenie Meyer/Epsilon Yayınları/407 sayfa
4. Kategori (10 puan): İnstagram, facebook gibi sosyal medya üzerinden oluşturulan ortak okuma gruplarının şenlik süresince okuduğu bir kitap.

Reklam Aşkı/Victoria Michaels/Nemesis Kitap/472 sayfa(Kitap Ağacı romantik kitaplar kulübü aralık kitabı)
5. Kategori (10 puan): Goodreads puanlamasında en az 4.00 puan alan ve minimum 50000 kişinin oy verdiği bir kitap.
Kitap Hırsızı/Markus Zusak/Martı Yayınları/574 sayfa
6. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.
Pervane/Şükrü Erbaş/Kırmızı Kedi Yayınları/76 sayfa
7. Kategori (10 puan): İsminde bir organ bulunan bir kitap.
Bir Çift Yürek/Marlo Morgan/Klan Yayınları/246 sayfa
8. .Kategori (10 puan): Ülkemizde basılı en az 10 kitabı olan yazardan bir kitap.
Ölüm Sessiz Geldi/Agatha Christie/Altın Kitaplar/256 sayfa
9. Kategori (10 puan): 100 Temel Eser listesinden bir kitap.
Mai ve Siyah/Halit Ziya Uşaklıgil/Özgür Yayınları/400 sayfa
10. Kategori (10 puan): Kategorilerden bağımsız canınızın istediği bir kitap
Alın Yazım/Nafisa Haji/Bilge Kültür Sanat/254 sayfa
11. Kategori (10 puan): Kapağında bir veya daha fazla insan yüzü bulunan bir kitap.
Yokuş Aşağı/Wolfgang Herrndorf/ON8 Kitap/288 sayfa
12. Kategori (10 puan): Güz Şenliği Öğretmenler Günü’nü kapsayacağı için öğretmenlik yapan  ya da yapmış bir yazardan bir kitap.
Gecekondu/Muzaffer İzgü/Bilgi Yayınevi/216 sayfa
13. Kategori (10 puan): En az 10 farklı yazardan birer eser barındıran bir öykü, masal, şiir, anı, gezi vb türde bir kitap.
Yazdan Geriye Kalanlar/Yabancı Yayınları/480 sayfa
14. Kategori (10 puan): İsmi hava durumunu çağrıştıran bir kelime barındıran bir kitap.
Mucizeler Yağarken/Kristin Hannah/Pegasus Yayınları/272 sayfa
15. Kategori (10 puan): İsminde bağlaç olan bir kitap.
Kesin ki Seni Seviyorum/Nilgün Şimşek/Yitik Ülke Yayınları/316 sayfa
16. Kategori (10 puan): 200 sayfadan kısa bir kitap.
Camdan Mezbahalar/İzzet Yaşar/Yitik Ülke Yayınları/160 sayfa
17. Kategori ( Her kitap 10 puan iki kitap okunursa ekstra 20 puan toplamda 40 puan): Öncelikle Nobel Ödülü almış bir yazar seçiyorsunuz. 
Toni Morrison’ı seçiyorum.-1993 Nobel Edebiyat Ödülü
        a) Nobel Ödülü almadan yazdığı bir kitap.
Sevilen/Sel Yayınları/352 sayfa
        b) Nobel Ödülü aldıktan sonra yazdığı bir kitap.
Merhamet/Sel Yayınları/174 sayfa
18. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Sürgün/Çiler İlhan/Everest Yayınları/130 sayfa
İçindeyim/Barış Çağrı Genç/Yitik Ülke Yayınları/136 sayfa
Mart Menekşeleri/Sarah Jio/Arkadya Yayınları/336 sayfa
Silahşör/Stephen King/Altın Kitaplar/271 sayfa
19. Kategori (Her kitap 10 puan dört kitap okunursa ekstra 30 puan toplamda 70 puan): Baş harfleri alfabeye göre sıralanan 4 kitap.
Divan/Irvin Yalom/Ayrıntı Yayınları/416 sayfa
Eleanor&Park/Pegasus Yayınları/360 sayfa
Farmakon/Dirk Wittenborn/Ayrıntı Yayınları/448 sayfa
Görgü ve Casusluk/Gail Carriger/Pegasus Yayınları/336 sayfa
20. Kategori (Her  bir kitap 10 puan tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan toplamda 80 puan) Aşağıya eklenen ülkelerde doğmuş yazarlardan bir kitap.
 Endonezya, Çin, İngiltere, Rusya, Kanada, Almanya, İrlanda, İtalya.(4 tane seçilecek.)
Çin: Kızıl Darı Tarlaları/Mo Yan/Can Yayınları/528 sayfa
Kanada: Bazı Kadınlar/Alice Munro/Can Yayınları/360 sayfa
Almanya: Kedi ve Fare/Günter Grass/Kırmızı Kedi Yayınları/168 sayfa
İtalya: Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü/Dario Fo/Açılım Yayınları/99 sayfa
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Kurtuluş Savaşı temalı romanlar..
Ateşten Gömlek/Halide Edib Adıvar/Can Yayınları/253 sayfa
Yaban/Yakup Kadri Karaosmanoğlu/İletişim Yayınları/214 sayfa
Esir Şehrin İnsanları/Kemal Tahir/İthaki Yayınları/463 sayfa
Kalpaklılar/Samim Kocagöz/Literatür Yayınları/366 sayfa