20 Mayıs 2017 Cumartesi

Bence mutluluk..

Bir halkaya kondurulmuş parlak, koca bir taşla gelme bana.. Yanlış anlama.. Yüzükleri severim, ama tek taş denilenleri ya da bilmem kaç öğün yemek parası edenleri değil.. Bir pasajdan ya da yol üstünde bir tezgahtan alabiliriz.. Benim için kıymetli olan anılar ve bir anısı olsun yeter..

Düğün dernek eğlenceleri ilgimi çekmez, kalabalıktan hoşlanmam bilirsin.. Ne gerek var ki koca bir salon kiralayıp, tanımadığımız insanlarla doldurmaya ve bangır bangır müzik çalmaya?. Hem o gelinlik dedikleri kabarık, prenses zırhını giyip kuşanamam ben.. Muhtemelen sen de papyon, kravat vb şeyleri sevmiyorsundur, beni sevebildiğine göre... Diyorum ki, bir kutlama yapacaksak sahilde dostlarla olsun.. Birkaç masa ve zeytinyağlı yemekler, mezeler.. Süse püse gerek yok.. Bizim ekip sazıyla sözüyle destek verir.. Ben de tüm şarkıları senin için söylerim..

Evimiz çok büyük ve gösterişli olmasa.. Fazla eşyaya da gerek yok.. Çeyiz diye yanımda kitaplarımı ve dergilerimi getireceğim sadece.. Salon misafirler için ayrılmış özel alan değil de, yaşadığımız yer olsa.. Mesela tüm duvarlar kitaplıklarla kaplı olsa..

Düğün de kolay ev döşemek de.. Ya sonraki aylar/yıllar?
Toplumca kutlanan özel günleri pas geçsek olmaz mı?. Bana çiçek alma hediye olarak ve tabii mutfak robotu da.. Eşyalar değil de anlar biriktirelim ve yollar.. Mesela çiçek almak yerine çiçeklerle dolu bir bahçeye götürebilirsin beni.. Ya da gökyüzünü görebileceğimiz bir yere.. Çocukluğunun geçtiği, gençliğinin başladığı yerlere gidelim sonra.. O sokaklarda, yollarda ve insanlarda senin izlerini göreyim, seni daha çok tanıyıp, seveyim..
Yapmayı sevdiğimiz şeyleri bırakmayalım.. Dostlarımızdan uzaklaşmayalım.. Çift olmak, kendimizi terk etmek anlamına gelmesin bizim için..
Tatillerde sıkıcı, büyük ve çevre katili otellere gitmeyelim.. Beach club denilen baş ağrıtıcı mekanlara uğramayalım.. Trenlere atlayıp, görmediğimiz yerleri keşfe gideriz belki.. Ya da dağlara, yaylalara.. Nereye gidersek gidelim, yıldızları görebileceğimiz bir yer olsun.. Açık havada uyumayı sever misin? Bir dam buluruz kendimize.. Gecenin serinliğinde masal anlatır mısın bana?. Ya da susarız ve hiç konuşmayız.. Sadece yıldızlara bakarız.. Hem gerçek mutluluk, sessizliği de paylaşmak değil midir?.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder