9 Temmuz 2017 Pazar


Yirmidördümde altmışlık gençlerle
sıraya dizildim bekleme salonunda
yirmidört saatliğine kablolara bağlandım
altmış dakika sonuç için bekledim.
olamadığım meslekten meslektaşım 
bir o odaya bir bu odaya girdi
o odada dinliyor, bu odada görüyordu..
sıra bana geldi..
bir beni dinledi, bir kalbimi
bir kağıda baktı bir ekrana
yüzüme bakmaktan çekindi..
bilemiyorum dedi, hatta bilemiyoruz
damarından girip kalbine ilerlemeliyiz
çok anlattı, çok dinledim.
üç vakte kadar kısmet gelecek mi,
bir onu söylemedi..
üç tüp kan verecekmişim
üç günlük ömrümü tayin için.
düşüneyim dedim, çıktım
ağaçlar boyunca düşündüm
kırkımı görebilecek miydim
kırkım dolmadan beni unutacak dünyada....





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder