24 Eylül 2017 Pazar

Onaltımda, köprünün üstünde
kalbimi çıkardım
buz gibi havada
ve yıkadım Vltava sularında
Sorma artık,
bu hüzün niye...


Vltava: Prag'ın ortasından geçen nehir. Aşık olduğum dört nehirden(şimdilik) biri. Daha detaylı bilgi için bkz. en yakınınızdaki ansiklopedi. (Çocukluğu, merakla  okuduğu ansiklopedi üzerinde uyuyakalmakla geçen güzel nesle sevgilerle..)


Artık yayımlanmayan, adı bile unutulmuş bir gezi dergisinin sayfalarında rastlamıştım Prag'a ve bam! aşık olduğum ilk şehir, tek şehir..

Kafka'nın Dönüşüm'ü ile değiştiğim yaşlarda, nisanın ortasında, buz gibi bir havada, şehre kavuştum. Karluv'a koştum, oradan Vltava'ya ve Prag'a haykırdım: 'Sana aşık olmakta çok haklıymışım' ve başka şeyler daha.. Hepsi nehrin sularında..
İçinden Prag geçen bir adama aşık olacaktım.. İlk gidişimde anladım..

Yıllar sonra yolumuz yine kesişti. 

Ayaklarım ve değneğim beni bir tepeye çıkardı. Vltava'ya doğru şarkılar söyledim. Tepenin ilerisindeki  kilisenin yanında Jak -birinci- Neruda'ya rastladım. İlk defa bir mezara şiirler-ikinci Neruda'dan- okudum.
İkinci gidişimde öğrendim şehirdeki köprü sayısını.. 18! Hepsinde bir beyit okumaya niyet ettim. Biliyorum şehir, adın boşuna 'eşik' değil..
Her gece nehrin yanına indim, sulara anlattım.. Ay-en güzel hali bu şehirde- her gece oradaydı, her gece dinledi bizi.  Son gece konuştu benimle, uzun uzun anlattı sırrı. Biliyorum dedim, hissetmiştim. Şehrin ruhu kadındı.


Ve sen koca adam..
Varsa cesaretin atla sulara..
İçini yıka Vltava'da 
ancak o zaman göreceksin
nehrin dibindeki geçidi..
Ve bil ki; görürsen geçidi
artık kavuşacaksın O'na..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder